Kategoriler

19 Mayıs 2015 Salı

O'na Mektup...

Merhaba sevgilim..


Bugünde özlüyorum seni.. Hiç bitmeyecekmiş gibi mesafeler, hiç azalmayacakmış gibi hasret.. Belki farklı olurdu sen farklı olsaydın. Farklı olurdum belki okyanusa benzeseydin yada gökyüzüne, ne bileyim ulaşılmayacak bir farklılıkta olsaydın. Ama sen soğuk bir akşamda bir dostla içilen sıcak bir çay tadındaydın. Huzurun en basit hali, sımsıcak ve bir o kadar sıradan.. Ellerini özlüyorum sevgilim. O ince, bir erkeğe göre fazla narin olan ellerini. Sanki mutluluğa gidermiş gibi uzanan parmaklarını.. Dokunamadım belki hiç o ellerine. Ama seyrederken hissederdim sıcaklığını, dokusunu.. Batak oynarken ellerini izlemekten oyunu takip edemezdim. Sen sigaranı içerken küllükle dudakların arasında gider gelirdi gözlerim. O sırada birşeyler söylerdin ellerinden çekip gözlerimi gözlerine bakar gülümserdim. Ömrümün sonuna kadar izleyebilirdim seni; sigara içerken, konuşurken, yürürken, otururken, oyun oynarken.. Cennetimi bu dünyada yaşardım. Hemde öyle bir yaşardım ki..  Gözlerinde melekleri, ellerinde çiçekleri, dudaklarında en güzel ilahileri.. Birde yüzünde ki yara izin.. Öyle çok dokunmak isterdim ki. O ize şarkılar söylemek, şiirler yazmak, ömrümü o yara izine saklamak.. Gönül bu sevgilim istiyor. Sana ait herşeyi, seni istiyor. Geçen bir kitapta okudum insan aşık olduğu insanı kendinden çok sevmeyi öğrenmeliymiş. Haklıydı özgürlük, rahat bir vicdan sana verebileceğim tek şeyler. Öğrendim bende kendimden fazla sevmeyi. Bazen özgür bırakmalı. Sensizde mutlu olduğunu bilerek hayatına ilişmeye çalışmaktan vazgeçmeli.. Teşekkür ederim sevgilim bana kendimden çok sevmeyi öğrettin. Seni hep sevdim. En çok seni sevdim. Seni hep seveceğim sevgilim. Mutlu ol…https://www.youtube.com/watch?v=EooKDTnPCmo

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder