Merhaba sevgilim..
Bugünde özlüyorum
seni.. Hiç bitmeyecekmiş gibi mesafeler, hiç azalmayacakmış gibi hasret.. Belki
farklı olurdu sen farklı olsaydın. Farklı olurdum belki okyanusa benzeseydin
yada gökyüzüne, ne bileyim ulaşılmayacak bir farklılıkta olsaydın. Ama sen
soğuk bir akşamda bir dostla içilen sıcak bir çay tadındaydın. Huzurun en basit
hali, sımsıcak ve bir o kadar sıradan.. Ellerini özlüyorum sevgilim. O ince,
bir erkeğe göre fazla narin olan ellerini. Sanki mutluluğa gidermiş gibi uzanan
parmaklarını.. Dokunamadım belki hiç o ellerine. Ama seyrederken hissederdim
sıcaklığını, dokusunu.. Batak oynarken ellerini izlemekten oyunu takip
edemezdim. Sen sigaranı içerken küllükle dudakların arasında gider gelirdi
gözlerim. O sırada birşeyler söylerdin ellerinden çekip gözlerimi gözlerine
bakar gülümserdim. Ömrümün sonuna kadar izleyebilirdim seni; sigara içerken,
konuşurken, yürürken, otururken, oyun oynarken.. Cennetimi bu dünyada yaşardım.
Hemde öyle bir yaşardım ki.. Gözlerinde
melekleri, ellerinde çiçekleri, dudaklarında en güzel ilahileri.. Birde yüzünde
ki yara izin.. Öyle çok dokunmak isterdim ki. O ize şarkılar söylemek, şiirler
yazmak, ömrümü o yara izine saklamak.. Gönül bu sevgilim istiyor. Sana ait
herşeyi, seni istiyor. Geçen bir kitapta okudum insan aşık olduğu insanı
kendinden çok sevmeyi öğrenmeliymiş. Haklıydı özgürlük, rahat bir vicdan sana
verebileceğim tek şeyler. Öğrendim bende kendimden fazla sevmeyi. Bazen özgür
bırakmalı. Sensizde mutlu olduğunu bilerek hayatına ilişmeye çalışmaktan
vazgeçmeli.. Teşekkür ederim sevgilim bana kendimden çok sevmeyi öğrettin. Seni
hep sevdim. En çok seni sevdim. Seni hep seveceğim sevgilim. Mutlu ol…https://www.youtube.com/watch?v=EooKDTnPCmo
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder